İş için geldiğimiz Çin’de, yoğun sanayi ziyaretlerinin arasında kısa bir mola verirken
kendimizi Taihu Gölü kıyısında bulduk.
İlk bakışta sakin bir manzaraydı… ama aslında bize hem doğaya hem de yönetişime dair
güçlü bir ders hatırlattı.
Doğa kendi dengesini nasıl buluyorsa, şirketler de doğru kurgu ile aynısını yapıyor.
Taihu Gölü’nde çektiğim bu kare, ilk bakışta sakin bir manzarayı gösteriyor olabilir…
Ama arka planında, hem doğa hem de kurumlar için geçerli çok güçlü bir ilke var.
Taihu, yıllar boyunca kontrolsüz endüstriyel atıklar, tarımsal akışlar ve besin yükü
sebebiyle ağır bir ekolojik krize sürüklenmişti.
Göl yüzeyi tamamen alg patlaması ile kaplanmış, su içilemez ve kullanılamaz hale
gelmişti.
Bugün ise göl, kontrollü bir kimyasal müdahaleyle değil;
doğru mekanizmaların kurulması ve sistemin kendi gücünün çalışmasına izin verilmesi
sayesinde yeniden nefes alıyor.
Nasıl mı?
Göle yerleştirilen yüzen bitki adaları, fazla fosfor ve azotu emerek doğal filtre görevi
gördü.
Sazlık alanlar restore edilerek kıyı ekosistemi güçlendirildi.
Geniş doğal ıslak alanlar, suyun kendini yenilemesine alan açtı.
Ve tüm bu doğal müdahaleler, birbirini tamamlayan bir ekosistem oluşturdu.
Sonuç:
Doğa, doğru düzen kurulduğunda kendi dengesini kendisi kurdu.
Sistem çalıştı ve iyileşme kendiliğinden geldi.
Bu hikâye bana şunu yeniden hatırlattı:
Kurumsal yönetim de aslında aynı prensiple ilerliyor.
Şirket içinde doğru yapı, doğru yetki dağılımı, doğru geri bildirim mekanizması
kurulduğunda;
organizasyonun iç enerjisi kendiliğinden devreye giriyor.
Fazla müdahaleye gerek kalmadan sistem kendini iyileştiriyor, büyütüyor, geliştiriyor.
Doğa gibi şirketler de:
düzen doğruysa, dengeyi buluyor.
Bu yüzden iyi kurumsal yönetim, kriz anında sert müdahaleden çok;
mekanizmayı doğru kurmak ve sistemi çalışır durumda tutmakla başlıyor.
Yönetim kurullarının görevi de aslında tam olarak bu: ekosistemi korumak

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir